1. HABERLER

  2. Vuslat Törenleri Şeb-İ Arus İle Sona Erdi

Vuslat Törenleri Şeb-İ Arus İle Sona Erdi

Hazreti Mevlana’nın 741. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri, Şeb-i Arus gecesi ile sona erdi. Dünyanın farklı ülkelerinden binlerce insanının...

A+A-

Hazreti Mevlana’nın 741. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri, Şeb-i Arus gecesi ile sona erdi. Dünyanın farklı ülkelerinden binlerce insanının katıldığı programda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mevlana ve onun gibi gönül mimarlarının hem kendi çağlarında yaşayanlara hem de asırlar sonra gelecek nesillere aşk kadar, sevgi kadar, umudu, cesareti ve özgüveni adeta bir emanet gibi teslim ettiklerini söyledi. Erdoğan, “Mevlana’ya, Yunus’a, Hacı Bektaş-ı Veli’ye, Ahmed-i Hani’ye sahip çıktığımız müddetçe Allah’ın izniyle bu millet hiçbir şeyden korkmayacak her dem yeniden doğmaktan da asla usanmayacaktır” dedi.

Hazreti Mevlana'nın 741. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri’nin son günü olan, Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin vuslata erdiği gece “Şeb-i Arus”, Konya Büyükşehir Belediyesi Spor ve Kongre Merkezi’nde icra edildi. Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Zanzibar Cumhurbaşkanı 1. Yardımcısı Seif Sharif Hamad, Çad Başbakanı Kalzeube Payimi Deubet, Ana Muhalefet Partisi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Konya Valisi Muammer Erol, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ile çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, Hazreti Mevlana’nın yaşarken yaktığı büyük aşk ve iman ateşinin, bugün de insanları ısıtmaya ve aydınlatmaya devam ettiğini söyledi. Hazreti Mevlana'nın yaşadığı dönemde Anadolu'nun karmaşık ve parçalanmış siyasal yapısı içinde, hem yaşadığı toplum ve zamana hem de gelecek zamanın insan ve toplumuna yön verdiğini belirten Başkan Akyürek, “Bu yön verme, toplumu yoğurma işini kılıçla, topla, tüfekle değil kelimelerle, şiirle, hikayelerle yapıyordu” dedi. Hazreti Mevlana’nın bu topraklarda yüzyıllardır insanları ve her şeyi etkilemeye ve biçimlendirmeye devam ettiğini ifade eden Başkan Akyürek, “Yoksa ne işimiz vardı Gazze'de, Myanmar'da. Yoksa, bu ülke neden mazlumlar için dünyanın en büyük yardım seferberliğini gerçekleştiren ülke olsun. Somali için milletçe bir seferberlik düzenlerken derdimiz neydi. ‘Dünya 5'ten büyüktür’ gerçeğini dünya sisteminin yüzüne haykırırken, bizim yaslandığımız tarihsel değerler perspektifimiz nedir? Millet irademizi dize getirmek isteyen çok uluslu kumpasların karşısına koyduğumuz direnç ruhunun kaynağında ne var? Yüzyılları hızla geçip köklere doğru baktığımız zaman bütün bu sorularımızın cevabını açıkça görürüz” diye konuştu. MEVLANA 2 ZÜMREDEN BİZARDIR Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Hazreti Mevlana’nın Mesnevisi’nin Kur’an-ı Kerim ve sünnetle yoğrulmuş bir aşk ilmihali olduğunu belirterek, bu aşk ilmihalinde Hazreti Mevlana’nın varlık aleminde, en büyük müjdenin, en büyük şan, şeref, rütbe ve makamın Allah’a kulluk olduğunu haykırdığını belirtti. Hazreti Mevlana'nın bugün 2 konudan dolayı bizar olduğunu anlatan Görmez, “İki kişiden, iki zümreden bizardır Hazreti Mevlana. O, kendisini popüler kültürün, ticari bir tüketim metaı haline getirenlerden bizardır. Biz de bizarız. O, kendisini İslam'ın dışında başka bir yerde konumlandıran ilahi aşkı bir tarafa bırakan hümanist ideolojilere payanda kılan tüm insanlardan bizardır. Biz de bizarız. Kanaatimce bugün üç Mevlana var. Biri özlediğimiz Mevlana, biri gizlediğimiz Mevlana, biri de semaya hapsettiğimiz, izlediğimiz Mevlana” dedi. BİR VATANIMIZ VARSA GÖNÜL ERLERİ SAYESİNDEDİR Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, Hazreti Mevlana’nın arkasında sadece yazılı eserler ve sönmeyen fikirler bırakmış insan olmadığını, arkasında aşk ile yoğrulmuş eserler, aşktan ilham almış fikirler bıraktığı için, sadece Konya’da değil, 780 bin kilometrekare içinde bir muhabbet ve uhuvvet ikliminin muhafaza edildiğini söyledi. Erdoğan, “Eğer bir vatanımız varsa, bu Mevlana gibi gönül dostlarının sayesindedir. Bir ülkemiz, bayrağımız, istiklalimiz varsa, bu Mevlana gibi, Yunus Emre gibi, Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram Veli gibi ulu mimarların sayesindedir. Eğer, bugün tek millet olarak kardeşçe, hür ve bağımsız yaşama imkanına sahipsek, bu Selahaddin Eyyübi kadar, Sultan Kılıçarslan kadar, Sultan Alparslan kadar biliniz ki Hazreti Mevlana’nın, Ahmed Yesevi’nin, Ahmedi Hayrani’nin aşk ile yoğurdukları eserlerinin neticesidir” diye konuştu. Mevlana ve onun gibi gönül mimarlarının hem kendi çağlarında yaşayanlara hem de asırlar sonra gelecek nesillere aşk kadar, sevgi kadar, umudu, cesareti ve özgüveni adeta bir emanet gibi teslim ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kişi Rabb'ine dayanmışsa yalnız değildir. Kişi, Rabb'inin yoluna girmişse, istikamet üzereyse korkaklık, ümitsizlik, güvensizlik artık onu terk etmiştir. Rabb'ine kavuşmayı bir vuslat olarak gören, Rabb'ine kavuştuğu geceyi bir düğün gecesi, Şeb-i Arus gibi gören kişi için ölüm artık ölmüştür. Ölümü içinde öldüren kişiyi artık Allah’tan başka hiç kimse korkutamaz. Ölümü adeta düğün gibi karşılayan kişiye hiç kimse diz çöktüremez” dedi. BU MİLLET HEP YENİDEN DOĞMAYA DEVAM EDECEK “Dergahına umutsuzluğu yaklaştırmadığı için, ikiliği, fitneyi, nifakı asla yaklaştırmadığı için bu millet sarsılsa dahi hiçbir zaman çökmemiş, yıkılmamıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Selçuklu Devleti dağıldığında bu milletin çöktüğünü zannetmişlerdi ama bu millet sadece bir başka bahar için, Osmanlı baharı için yaprak dökmüştü. Osmanlı Devleti dağıldığında bu milletin bittiğini zannetmişlerdi ama bu millet Cumhuriyet baharı için, Cumhuriyet ile yeniden doğuş için sadece yaprak dökmüştü. Mevlana’ya, Yunus’a, Hacı Bektaş-ı Veli’ye, Ahmed-i Hani’ye sahip çıktığımız müddetçe, onların aşkla yoğurduğu medeniyete, sevgiyle inşa ettikleri muhabbete sahip çıktıkça, Allah’ın izniyle bu millet hiçbir şeyden korkmayacak her dem yeniden doğmaktan da asla usanmayacaktır.” Konuşmaların ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu eşliğinde, Ahmet Özhan tasavvuf müziği konseri verdi. Daha sonra Araştırmacı-Yazar Ömer Tuğrul İnançer’in Mesnevi sohbeti ile devam eden program, Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nun sema töreni ile sona erdi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.